SABIR DEMETİ

Altın renkli başakları nasıl böyle şahlandı !

Bir avuç serpintiydi, düşün toprak altında !

Buzun bağrında dondu, güneş bağrında yandı,

Şimdi serapa tarla, onun hükmü altında
ZAMAN
Günler, aylar, birer birer geçmekte

Bazen gizli, gün içinde seneler !

Zaman, ömrü yudum yudum içmekte

Yudumunda topak topak çileler !

HİCAB
Yok yüzüm, Sana gelmeye Yarab, yok yüzüm !

Günahlardan belim bükük, boynum bükük, öksüzüm !

Tek ümidim rahmetindir, tek kapım mağfiretin

Nedametle yanar içim, seherle ağlar gözüm !
DEVRAN
Yeni biten bir günün bir yanı kan kırmızı.

Bir yanımdan dolunay doğuşa hazırlanır.

Gün gelir, hasret biter, gider gönülden sızı

Bu çekilen çileler, zevk ile hatırlanır.

ALINDAKİ ÇİZGİLER
Alındaki her çizgi bir mihnetin alemi

Dertler candan tene çizgi çizgi kazılmış

Ömür sırlı bir kitap, kader onun kalemi.

Binbir türlü alına binbir türlü yazılmış.
BAHAR HASRETİ
Bir bahar ki, özletir mevtaya haşrı !

Dallar çiçek çiçek, toprak adeta mis !

Karıncalar bile çıkmış dışarı !

Biz burada sanki birer meyyitiz !

BİLMECE
Gökyüzünde serapa nur bir ışık,

Yeryüzünde esrar dolu yankısı

İnsan, eşya gölge... karmakarışık,

Bir bilmece bu hayatın yazgısı....
KAVAKLAR
Selam durmuş kavaklar, bir günün doğuşuna !

Herbiri doğruluğun, sadakatin misali !

Dalları el uzatmış, semanın ağuşuna,

Titreşir yaprakları özletir o visali,

NİMET
Doğmasa bir güneş, sema dökmese yağmur,

Seyreyle insanlığın hazin serencamını !

Vermese Bari Huda kalbe iman-ı sürur,

Kim kurtarır beşerin zulmette encamını !
ŞÜKÜR
Bir nefes tut içinde ! düşün vermesi neymiş!

Bir lahsa yum gözünü ! Anla görmesi neymiş !

Sayısız bunca nimet, hep Rabbımız var etti,

Ne yazık ! İnsanoğlu az gördü, az şükretti !

DUA
Gönlümdeki dilekler dualarda inledi.

Rabbim, yalvarışımı elbet duyup dinledi.

Şimdi kalbimde huzur, ümit ve bekleyiş var.

Bağrımı yakan ateş, ne güzel serinledi!.

Ağaç, dalıyla ağaç, yaprağı yok olsa da,

Çiçek rengiyle çiçek, her ne kadar solsa da,

İnsan, varsa duası Rab katında İnsan’ dır,

Yoksa hüsrandır sonu, Mısır’ a sultan olsa da

EMANET
Alemi kucaklayan gökler korkup kaçınca,

Dünyayı omuzlayan dağlar da küçüklendi,

Rabbı, “ Gizli sırrı” nı kendisine açınca,

Hüda emanetini bu insancık yüklendi.
MEYDANLAR
Bu ne muhteşem zuhur, bu ne İlahi takdir !

Bu ne ulvi heyecan, bu ne gönülden tekbir !

Melekler mi inmişler semadan yeryüzüne !

Şehitler mi haykıran “ Din islam’ dır, ALLAH BİR”

VAAD HAKTIR !
Canların özlediği mutlaka verilecek !

Gözlerin aradığı, elbette görülecek !

Ruhu yakan hasreti, boşuna hayal sanma !

Nimetlere, eksiksiz ORADA erilecek !
FANİ HAYAT
Şu dünyaya gelipte gitmeyip kalan var mı ?

Arzusuna kavuşup, muradın alan var mı ?

Hep talihi yar olur zannedilen kişiden,

Soruver cancağızım, bahtiyar olan var mı ?

GÜLDE GİT !
Ne hikmettir ; doğuşta sen ağlarken el güler !

Bir yanda ulvi-gaye, öbür yanda hevesler !

Hakkı yol tut kendine, öyle bir hayat sür ki

Dünyadan, el ağlarken, sen gülerek gidiver !
TELSİZ LAMBASI
Karanlığın içinde ışıktan kan damlası

Bir yanıp bir sönerek, benimle hemhal olur.

Zihnimde düşünceler, sanki onun lambası

Peşpeşe gelip, gider gönlüme hammal olur.

İMAN VE HUZUR
“ Toplum huzuru için, mülkiyet ortak olsun;

Olmasın zengin fakir ; bu farklılık son bulsun”

Bir düşünce tarzı ki, hilkat ile çatışır

Maddeyi kalkan yapar, mana ile atışır....

Yeryüzü iniş-yokuş, ova-bayır olmasa,

Gökyüzünden inen su vadilere dolmasa,

İnsanı büyüleyen bu hayat olur muydu ?

“ Nuh Tufanı” sular’ dan kaçan kurtulur muydu ?

Şu bağlar, şu bahçeler, şu ovalar, şu sedir ?..

Tepelerden süzülen o suyun meyvesidir,

Şüphesiz sırr-ı, hayat akışlarda yeşermiş

Yeryüzü bir hesapla, bir hikmetle döşenmiş !

Mülkiyet ortak olsa, olmasa zengin-fakir.

İnsan insanlığını neden, nasıl bilir ?

Herşeye herkes sahip, herşey herkeste mevcud !

Bir toplum ki, kaskatı, ne kerem var, ne de cud!

Ne alan var, ne veren, ne hamiyet duygusu;

Ne feragat bilen var, ne de komşu kaygusu;

Çehrelerden tebessüm kuş gibi uçup gitmiş;

Tokluk umarken insan, acından ölüp bitmiş.

Bir boş hayal uğruna maddeye esir olmuş

Aydınlıkken ortaklık, karanlıkta kaybolmuş

Farklılık zulüm sanmış, imtihanken sebebi,

İmtihan ki, ölüm hayatın öz temeli.

Huzura engel olan, bu farklılık değildir.

Belki HAK’ tan ayrılmak, belki zulme meyildir...

Ne sermaye, ne emek, ne şöhret, ne şandadır.

Huzur yalnız İslam’ da ve ancak İMAN’ dadır.
ESARET
Sen bir kır çiçeğisin, ben serada ekili,

Sen toplum içinde hür, ben tellerle çevrili !..

Yine de ruhum zinde, yine de tenim canlı ;

Çünki gönlüm sabırlı, çünki kalbim imanlı !

BİTTİ !

Hevesler uğrunda harcanan günler !

Ömür kasesini boşalttı gitti !

Ahiret azığı bulayım derken,

Günahla dopdolu bir hayat bitti !

PERDELER

Ruhum yücelmek ister, nefsim yerde sürünür !

Gözlerim neye baksa, bin perdeye bürünür !

O eşsiz Hakikatin, Ya Rab, neden yalnızca,

Bu acizden gizlenir, erenlere görünür !

MİRAÇ GECESİ

Bütün arınmış ruhlar, mi’ raç etti bu gece !

Benimki yine garip, benimki yine yerde !

Kerem eyle, lutfeyle, beni de yürüt Ya Rab !

Kervan kaybolup gitti, ben kaldım gerilerde !

NUR

Semadaki yıldızlar birer zerre, Nur’ undan !

Nurun ki tecelli arzeder zuhurundan !

Kah gözde, kah gönülde, kah yüzde eser izi,

Ya Rab, ma’ rifetinle, nur eyle içimizi !

TEFEKKÜR

Dalarım renklerine aldatıcı dünyanın,

İçimden heves taşar, fikirden uzaklaşır !

Baktıkça hikmet dolu asarına Sübhan’ ın

İdrakim aciz kalır, gönül Hakk’ a yaklaşır!

EDEN BULUR
Bilal’ in sesi mi bu, “ALLAH-U EHAD” diyen !

Ammar’ in nefesi mi, gecelerde inleyen !

Ey, asırlar devşirip bu güne gelen Tarih,

Söyle, var mı dünyada ektiğini biçmeyen.
ERGEÇ ZAFER
Ekilen tohumların, sürecek sürgünleri !

Açacak tomurcukları, yakacak gönülleri !

Gam yeme, ey müslüman, sabırla gözleyedur,

Yakın feth-i ilahi, yakın zafer günleri !

VEFA KAYGUSU
Bezmi elestteki ruhlar, beden içre yaşa durur,

Kimi başın arşa tutmuş, kimi başın taşa vurur.

Kimi gaflet uykusunda, kimi boşa gezer olmuş,

Ahde vefa kaygusunda üç beş kişi koşa durur.
ZİYARET
Çocuklar neşelenir, eşler giyip kuşanır.

Gülümseyen gözlerden damlacıklar boşanır.

Perşembe, hem bir düğün, hem bir hüzün günüdür.

Vuslatla iftiraklar bir arada yaşanır.

HASBİYALLAH !
Her mü’ min hayat boyu, derde giriftar olur.

Münafıklar sevinir, güler, tehditkar olur....

Sen aldırma, sükut eyle, tevekkül et Mevla’ ya.

“ Hasbiyallah” diyene, Allah elbet yar olur !
BENCİLLİK
Madde bencilleşince cevher iken taşlaşır !

İnsan bencilleşince taştan da katılaşır !

Ne merhamet, ne haya, ne vefa yanı kalır !

Bir şerefli varlıkken, hayvandan aşağılaşır !.

BİTMEYEN SAVAŞ
“ Cihad-ı ekber” denen bir savaş var içimde !

Bir cihan harbi olsa, biter üç yıl içinde !

Nefsimse ömür boyu benimle cedelleşir,

Ben iyiliğe dönerken o büsbütün şerleşir !
ESİR GÜLLER
Pembesiyle, alıyla sevgileri yandırır

Sarısıyla, dalıyla bir dervişi andırır

Tel örgüler dibinde, açılıp solan güller,

Sırrını döker bana, ruhumu uyardırır.

O KUR’ AN Kİ ! ...
Kainat Güneşi’ ne irfan oldu, O KİTAB !

Hak’ la Batıl beyninde fürkan oldu, O KİTAB !

İlahi kelamıyla gönüller dolup taştı,

On sekiz bir aleme bürhan oldu, O KİTAB !
DOLUNAY
Yücelerde parıldarsın, ışıl ışıl kar gibi,

Zevalinde sararırsın tıpkı kehribar gibi !

Karanlık, ancak seni, seyran için özlenir

Batışın bir başka alem, kıpkırmızı nar gibi.

SARI ÇİÇEK
Neden küstün, kapandın, söyle ey, sarı çiçek ?

Kim dedi “ Bütün ömrün baharlarla geçecek”

Dünya öyle bir han ki bu hana gelen yolcu

Sonunda yükün vurup, bir kervanla göçecek
NİYAZ
Rabbim ! Gözüm seline kalbim dayanmaz oldu !

Yine de dudaklarım duaya kanmaz oldu !

Günahımı bağışla, rahmetini eriştir !

Kaldım karalıklarda, kandilim yanmaz oldu !

İLAHİ LÜTUF
Yedi başak üstünde Hüda’ mız kerem serdi !

Bir daneye karşılık yediyüz dane verdi !

Şu dünya hayatında ma’ rifete erene

Cennetinde bimekan CEMAL’ ini gösterdi ?
HİKMET
Binlerce mahlukuna, binlerce düzen kurup

Binlerce pencereden san’ atın gözletirsin !

Asarınla aşikar, hakikatte sır olup,

Gönüllere aşk ile Cemalin özletirsin

MUHTEŞEM NİZAM
Bir nizam ki, yıldızlar aydınlıkta saklanır !

Bir nizam ki, devrinden asırlar kaynaklanır !

Yaradan yüce kudret ne güzel düzenlemiş !

Hangi sırrı keşfetsen ardında sır saklanır !..
ÇAĞLAYIŞ
Yarab ! Hicran yaramı tevekkülle dağlarım.

Bir tecellin olunca, sevincimden ağlarım.

Okuyan, benden sanır bu naciz satırları.

Seni ilhamı verirsin, ben kalemle çağlarım.


                                                                                          home.gif (1848 bytes)